Rum Yetimhanesi

Ancak yapıyı çeviren alçak duvarların etrafını şöyle bir dolaşmak bile başınızı döndürmeye kafi geliyor. Yapı, muhteşem bir eser. Bundan dolayı da eskilerde "Kırmızı Palas"olarak adlandırılırmış. Hayli ilginç bir de hikayesi var. Hristos ya da İsa tepesi ile anılan tepede 1898`de bir Fransız şirketi tarafından otel hizmeti vermesi amacıyla inşa edilen yapı, hükümetten ruhsat alınamadığı için bir türlü açılamaz. Aslında son derece zekice bir yatırımdır. Zira bu tarihler Fransızların adayı keşfettiği ve hafta sonlarını geçirmek amacıyla sıkça tercih ettikleri yıllardır. Şirket, ruhsat alınamadığı için ölü bir hale gelen bu yatırımı satışa çıkarmak zorunda kalır.
Dönemin Rum patriği III. Yovakim devreye girerek zengin Rum bankerle rinden Zarifi`nin eşi Eleni Zarifi`den bu yapının öksüz Rum çocukları için satın alınmasını rica eder. Yapı 3700 altına satın alındığı gibi bayan Eleni bir de 1000 altınlık masraf ederek yapıyı ihtiyaca uygun biçimde dizayn eder. Bu hayır kurumu için Bab-ı Ali`den izin almakta bir sıkıntı yaşanmaz. 21 Mayıs 1903`de binanın resmi açılışı yapılır. Sultan II. Abdülhamid, Rum yetimlere 146 altın gönderirken bina da her türlü vergiden muaf tutulmuştur. Yetimhaneyi çevreleyen duvarların alt tarafında ise burada eğitim veren eğitmenlerin kaldığı yine muhteşem bir ev ile karşılaşıyorsunuz. Sakın ola bu binayı görmemezlik etmeyin.
Bina ilk olarak yetimhanenin hastahanesi olarak kullanılmış. Ayrıca bu açıdan yetimhanenin arka tarafını görme imkanınız da var ki tek kelimeyle hayranlık uyandırıcı. Ada`nın hemen her yükseltisinden görülen yetimhaneyi en iyi görebileceğiniz yerlerin başında ise hiç şüphesiz Aya Yorgi Tepesi geliyor.Tepeyi tırmanırken arada bir arkanıza bakmayı ihmal etmeyin. Aksi takdirde o muhteşem manzarayı kaçırırsınız.
